Kadınların Özgür Dünyası: Bloglar!

Bloglar insanların duygu ve düşüncelerini, güncel haberleri ya da kişisel yazılarını istedikleri şekilde paylaşmalarına olanak tanıyan alanlardır. Önde gelen blog siteleri blogger.com, wordpress.com ve tumblr.com olarak sıralanabilir. Birçok internet kullanıcısı bu ve bunun gibi blog sitelerinden kendilerine birer adres alıp o adreste istediklerini özgürce yazma imkanına sahip oluyorlar. Yazdıkları takip ediliyor, okunuyor ve belki de iş fırsatı doğuruyor. Blogların günden güne güçlenip geliştiğini gören şirketler takipçileri olan bloglara yazıların içinde gizli reklam verebiliyor ya da o blogun yazarına iş tekliflerinde bulunabiliyor. Bu açıdan blogların artık bir gelir kaynağı da olmaya başladığını söyleyebiliriz. İnternetin gelişip yayılmasıyla birlikte birçok internet sitesi de hayatımıza girdi. Facebook, Twitter, Myspace, sözlükler derken blog siteleri de artık büyük önem arz etmeye başladı. 2004 yılında dünyanın en popüler sözlüklerinden biri olan Merriam Webster’da blog sözcüğü en çok aranan kelime sıfatını kazandı. İnsanlar içlerinde tutmak zorunda kaldıkları her şeyi bloglara dökerek web günlüğüne benzer bir ortam yarattılar. Kimi zaman gözlemlerini, kimi zaman da kendi yazdıkları bir hikaye ya da şiiri bloglarına yazmaya başladılar. Böylelikle takip edildiler, takip edildikçe daha çok yazma ve paylaşma isteği uyandı, daha çok yazmaya başladılar. Blogların gelişimi de böyle başladı. Ancak bu gelişimin en çok kadınların işine yaradığını söyleyebilirim. Çünkü, toplumda kimi zaman bazı konularda baskı gören ya da sosyal hayatlarında kendilerini ifade etmekte zorlanan kadınlar yaşadıkları ilişkileri, olayları ve sıkıntıları bloglara yazarak bir nevi deşarj olmaya başladılar. Aralarından birçok popüler blog yazarı ortaya çıktı, hatta yazdıklarından kitap çıkartanlar bile oldu. Pucca isimli kadın blog yazarı da bunların başında geliyor. Peki kadınları blog yazmaya iten nedenler neydi? Kendilerini blog yazarken gerçekten daha özgür mü hissediyorlardı? Blog yazmaya başladıktan sonra hayatlarında ne gibi değişiklikler oldu?

Kadınları blog yazmaya iten nedenlerin başında sosyal hayatlarında yaşadıkları sıkıntılar geliyor. Sevgilisi tarafından aldatılan, iş hayatında sıkıntılar yaşayan, sosyal çevresinden rahatsız olan kadınlar tüm bunları bloguna yazıp bir nevi içini dökebiliyor. Bir kadının yaşadığı sorunlar elbetteki sadece sevgilisi tarafından aldatılması ya da yolunda gitmeyen bir ilişkisiyle sınırlı olmuyor. Taciz gibi toplum içinde karşılaşabilecekleri bir tehlike hakkında da toplanıp blog yazabiliyorlar. Örneğin; New York’ta tacize uğrayan kadınlar tarafından oluşturulan ve www.ihollaback.org adresinden ulaşılabilen blog kadınların bir toplumsal soruna karşı blog aracılığıyla nasıl birleştiklerini gösteriyor. Tacize uğrayan kadınlar buraya tacizcilerinin fotoğraflarını çekip koyuyorlar ve bu işleme de hollaback deniliyor. Bu sitenin içeriği sadece New York’la sınırlı kalmıyor. ABD’de Miami, Chicago, Texas gibi şehirlerde de tacize uğrayan kadınlar bu siteye girip tacizcilerini deşifre ediyorlar. Bu durum da kadınların neden blog yazdığına ya da yazmaları gerektiğine karşılık gösterilebilecek en somut örneklerden biri. Dünyanın en büyük blog arama motoru olan Technorati’nin 2009 yılında gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre blog yazanların %70’i blog yazmayı kişisel tatmin için yaptıklarını söylüyor. Technorati’nin araştırmasında üçte ikisi erkek olan blog yazarlarının %6o’ının 18-44 yaş arasında ve %75’inin de üniversite mezunu olduğu belirtildi. Bu araştırmaya katılan blog yazarları “Neden yazıyorsunuz?” sorusuna da çoğunluk olarak “internet ortamında fikirlerimi söylemek için” (%71) şeklinde yanıt veriyor. %68’i deneyimlerini paylaşmak, %49’u da kendisiyle benzer düşüncede olan insanlarla bağlantı kurmak için blog yazıyor. Diğer nedenler ise şu şekilde sıralanıyor: Aile ve arkadaşlarla bağlantıda kalmak (%24), işleri için yeni müşteriler edinmek (%24), medya sahibi olmak (%22), özgeçmişini zenginleştirmek (%19), gelir sağlamak ya da gelirini arttırmak (%19), çalışacak yerler bulmak. (%12) Technorati kadar geniş kapsamlı olmasa da Türkiye’de de Bloxoo, Bloglar Alemi gibi bazı blog arama motorları hizmet veriyor. Bu sitelerin de Technorati’ninkine benzer araştırmaları mevcut.
Kadınların yazdığı bloglara göz attığınızda sadece ilişkiler ve toplumda karşılaştıkları zorluklar konu alınmıyor elbette. Bunların yanında haber analizleri, sanat eleştirileri, fotoğraf paylaşımları, moda analizleri, yemek tarifleri gibi birçok konuda blog yazan kadınlar var. Habervesaire adlı internet sitesinin yapmış olduğu bir araştırmada Aysun Eltan adında bir kadın blog yazarı “Neden blog yazıyorsunuz?” sorusuna şu şekilde cevap vermiş: “Kendimize bir uğraş bulmak istediğimiz için açtık. Sitelerde, sözlüklerde güzel yorumlar yaptığımızı söylüyorlardı. Bunları bir yerde toplamak daha mantıklı geldi. 3 farklı kişinin elinden çıkan bir blog da farklı ilgi alanlarına hitap edebilir diye düşündük. İlk çıkış noktası tamamen güzel bir uğraş bulma ihtiyacıydı. Bunu insanlarla paylaşmak ve geribildirim almak istedik. Yorumlar bizim için çok önemli. Ortalama her gün 100 kişi tıklıyor bizi. Siteye girdiğim anda ilk baktığım şey yorum gelmiş mi? İkinci baktığım şey de istatistik kısmı. Yeni yazı eklemediğimiz zamanlarda bile her gün 100 kişinin girdiğini görmek bizi mutlu ediyor. Tabi ki hedef daha fazla okunsun, daha fazla insan katkı sağlasın. O yüzden okunma sayısı düştüğü zaman, bu bizi yeni yazı yazmak yönünde etkiliyor. Bugüne kadar hiç maddi bir kazancımız olmadı, olmasını da düşünmedik. Şu anda da olması için herhangi bir girişimimiz yok. Sanırım kişisel doyum daha ön planda. Yazarak iyi hissediyoruz. Blogu açarken kendimizi çok daha basit düşünmüştük ama şimdi görüyorum ki birçok bloga göre daha kaliteli duruyoruz. Okuyucu sayımızda artış var. Çok fazla blog olduğu için aradan fark edilmek de zorlaşıyor.”
Blog yazan kadınların bloglarına göz attığınız zaman çok farklı konularda yazan birçok kadın olduğunu göreceksiniz. Kadınları blog yazmaya iten nedenlerin başında da sosyal hayatlarında yaşadıkları sıkıntılar yüzünden blog yazarak kişisel doyuma ulaşmak geliyor. Kişisel tatmine ulaştıkça da kadınlar kendilerini daha özgür hissediyorlar, yaratıcılıklarını sınırlayan bir engel olmayınca da blog yazmak sürekli bir hal alıyor. Kadınların yazdıkları izleniyor, beğeniliyor ve yorum yapılıyor. Blogları izlendikçe de kendilerini daha geniş kitlelere duyurma fırsatı yakalıyorlar. Bu durum da onların hayatlarında saygınlık, beğenilme, tanınmışlık, yaratıcılık gibi olumlu değişikliklere yol açıyor. İsteyenler blog yazarlığı işini ilerletip bir gelir mecrası olarak da kullanabiliyor. Tüm bunlar da kadınları blog yazarken daha özgür kılıyor, onlara özgür bir dünya yaratıyor.

Bibliyografi 

-Ekşi Sözlük (December 07, 2004): “Blog” http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=6448076 <02.01.2011>
-BBC News (December 01, 2004): “Blog picked as word of the year” http://news.bbc.co.uk/2/hi/technology/4059291.st <02.01.2011>
-Merriam Webster (2004): “Word of the Year 2004” http://www.merriam-webster.com/info/04words.htm <02.01.2011>
-Habervesaire (March 11, 2010): “Neden blog yazıyoruz?” http://www.habervesaire.com/haber/1771/ <02.01.2011>
-Hollaback (2005): “About” http://www.ihollaback.org/about/ <02.01.2011>
-Technorati (2009): “State of the Blogosphere” http://technorati.com/blogging/feature/state-of-the-blogosphere-2009/ <02.01.2011>